Öznur Hanım Biraz Şeyyy

İzmir Belediye Başkanı Cemil Tugay önce partisi CHP’den istifa etti. İstifasından sonra Adalet ve Kalkınma Partisine geçeceği söylentilerine cevap olarak, eşi Öznur Tugay’ın eğer Adalet ve Kalkınma Partisine geçerse Cemil Tugay’ı boşayacağı iddiası ortaya atıldı.

Öznur Hanım’ı 7 Ekim’de eşinin yanında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın rozet takma töreninde gördük. Anladığımız kadarıyla evlilik cüzdanları da yanlarındaydı. Ortada bir boşanma sürecinden çok, acının tatlı tebessümü mevcuttu.

Latife Hanım’ın Mustafa Kemal’ e boşanmalarından sonra yazdığı mektupta yer alan ekteki cümleler beni her zaman çok etkiler;

‘’İnsanlar ölür… Râbıtalar zâhiren kırılır… Fakat yüksek hisler… Eserler… Mezarlarda değil… Kalplerde yaşarlar. Onlar ebedîdir.’’ 

Yol arkadaşlığı tanımını anlatan iki ayrı olay.

İnsanlar tabi ki fikirlerini değiştirebilirler. Yıllar, yaşanılan süreçler, insanların olaylara bakış açılarını değiştirebilir. Ama siyasetçilerin topluluğa olan sorumlulukları basit fikir ayrılıkları ile şekillenemez. İzmir’in Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından yönetilmesi ancak İzmirlilerin kararı ile olabilir. Cemil Tugay’ın kişisel çıkarları yüzünden parti değiştirmesi sadece kendi kişisel zaaflarını değil, toplumunun dinamiklerini de etkilediği için herkesin şapkasını önüne koyması gerekir.

Son dönemde çok sayıda belediye başkanının seçildikleri partilerden ayrılarak farklı siyasi hareketlere yöneldiğine tanık oluyoruz. Bu tablo, ilkeler üzerinden yükselen bir siyasetten çok, konjonktürel tercihler üzerinden şekillenen bir siyaset anlayışını güçlendiriyor. Oysa fikir hürriyetinin, vicdan hürriyetinin ve demokratik temsilin güçlü olabilmesi için siyasi sadakatin kişilerden çok ilkelere bağlı olması gerekir.

Kendilerini sürekli Mustafa Kemal Atatürk’ün çizgisinde tanımlayanların tutumlarına baktıkça, O’nu hâlâ yeterince anlayamadığımız gerçeği daha belirgin hâle geliyor. Belki de bugün karşı karşıya olduğumuz asıl mesele, Atatürk’ü anmakla onu anlamak arasındaki mesafedir. Bu mesafe kapatılmadıkça, O’nun fikirleri meydanlarda alkışlanmaya devam edecek; fakat siyasal ve toplumsal hayatta gereken karşılığı bulamayacak.

Bu sorumluluğu taşıyan insanların, sabahın en zifiri saatinde kalkıp işe giden, ülkesine bağlı, emeğinin karşılığını alamadığı halde terinin son damlasına kadar çalışan, kimseye eyvallah etmemek için dişini sıkan, ülkesinin iyiliğini istemekten başka bir dileği olmayan vatandaşlara sorumluluğu var.

Eğer siz Atatürk’ün partisinin devamı iseniz yolunuz Atatürk’ün yolu ise, O’nu rol model alacaksınız.  Yol arkadaşlarınız Adnan Menderesler değil İsmet İnönüler olacak. Dünyayı ve ülkenizi tanıyacaksınız. Seçtiğiniz adaylar namuslu, kültürlü ve davasına adanmış olacak. Sinem Dedetaşlar bir iken Cemil Tugaylar bin olmamalı. Yoksa ‘’yeni yeni adlar tarihe gömülür işte o kadar.’’

Öznur Hanım’dan eşini boşamasını asla istemem. Sadece yol arkadaşına gittiği yolun nereye vardığını anlatmasını temenni edebilirim. Bir zamanlar başka bir Öznur dünyayı sarsabilmişti. Sizde adaşınız gibi, eşiniz Cemil Bey’in dünyasını sarsabilirsiniz.

 Çoğunluğun iyiliği için…

Bir Cevap Yazın